Anasayfa Ziyaretçi Defteri

 

Vuslat Kervanı » *HATEM-ÜL EVLİYA*

Hüsâmeddîn Ali el-Bitlisî-kuddise sırruh- (2)

 Hüsâmeddîn Ali el-Bitlisî-kuddise sırruh- (2) On beşinci yüzyılda yaşamış mutasavvıfların önde gelenlerinden olan Hüsâmeddîn Ali el-Bitlisî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin, bilinen yegâne nüshası Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphânesi’nde bulunan “Şerhu Hutbetü’l-Beyân” adlı mecmuânın içindeki Sûfiyye Istılahları ile ilgili risâlesinden “Hâtem” ve “Hâtemü’n-nübüvve” terimlerinin mânâsını aktarırken, “Hâtemü’l-velâye” ile ilgili sır ve ifşaatları üzerinde de durmuştuk. Şimdi ise Hazret’in, aynı mecmuânın içindeki bir başka eseri olan “Gülşen-i Râz Şerhi”nden; Hâtemü’l-evliyâ’nın zuhûru, ilmi ve vazîfesi ile ilgili diğer beyan ve ifşaatlarını nakledeceğiz. “Zâtî İlâhî Tecellî”ye Erişen, Hâtemü’n-Nübüvve’nin Zuhûrunu Kemâle Erdiren Velînin Husûsiyetleri: Hüsâmeddîn Ali el-Bitlisî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şerhu Hutbetü’l-Beyân” adlı mecmuâda yer alan eserlerinden “Gülşen-i Râz Şerhi”nde, nübüvvet ve velâyetin kemâl noktası olan “Hâtemiyyet”in zâhirî ve bâtınî cihetleri üzerinde dururken, Zâtî İlâhî tecellînin gerçekleştiği bu mertebenin bâtınının “İlk tecellî” ve “Hakîkat-ı Muhammediyye” üzerine inşâ edildiğine dikkati çekmiş; bu sırra … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Hüsâmeddîn Ali el-Bitlisî -kuddise sırruh- (1)

 Hüsâmeddîn Ali el-Bitlisî -kuddise sırruh- (1) HAYATI ve ESERLERİ On dördüncü asrın sonlarında dünyaya gelen Hüsâmeddîn el-Bitlisî -kuddise sırruh- Hazretleri, Bitlis’te dünyaya gelen âlim ve şeyhlerin önde gelenlerindendir. Asıl ismi Hüsâmeddîn Ali olan Hazret, Bitlis’li olduğu için “Bitlisî” lâkabıyla anılmıştır. Çocukluk ve gençlik yıllarını Bitlis’te geçiren Hazret, bir vesile ile merkezi Diyarbakır’da bulunan Akkoyunlu Devleti’nin en meşhur hükümdârı Uzun Hasan’ın teveccühünü kazanmış ve sarayında bir müddet münşîlik yapmıştır. Uzun Hasan’ın gönderdiği emir ve fermanları kaleme alma görevini yürütürken, cereyân eden olaylar ve şiddetli savaşlardan sonra, devletin merkezî yönetiminin Tebriz’e taşınmasıyla bu beldeye hicret eden Hazret, burada tasavvuf târihinin mümtaz ve müstesnâ sîmâlarından Mevlânâ Abdurrahmân Câmî -kuddise sırruh- Hazretleri ile tanışmış ve onun eşsiz sohbetlerine katılarak büyük bir mânevî kemâlâta ulaşmıştır. Mevlânâ Câmî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin Osmanlı hânedânına duyduğu sevginin bir tezâhürü olarak, Uzun Hasan’ı … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Seyyid Yâkub Hân Kâşgârî -kuddise sırruh- (2)

 Seyyid Yâkub Hân Kâşgârî -kuddise sırruh- (2) Türkistan’lı mutasavvıfların en meşhurları arasında yer alan ve Doğu Türkistan’da bir süre devlet hükümdarlığı da yapmış olan Yâkub Hân Kâşgârî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin, “Fusûsu’l-Hikem”deki gizli mânâları açıklamak üzere kaleme aldığı “Tavzîhu’l-Beyân” adlı eserindeki beyan ve ifşaatlarına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hâtemü’r-Rusül’ün Sırrına Tâbîliğin Kemâli:   Yâkub Hân Kâşgârî -kuddise sırruh- Hazretleri Hâtemü’l-velâye olan zâtın eriştiği tüm İlâhî lütuflara, Resulullah Aleyhisselâm’ın sırrına tâbiiyyetinin kemâliyle eriştiğini haber vermektedir: “Şimdi sen, velîlerden olmaları bakımından peygamberlerin hepsinin ve aynı zamanda velîlerin cümlesinin, Hakk’ı ancak Hâtemü’r-rusül’ün velâyetine mazhar olan Hâtemü’l-evliyâ’nın kandilinden gördüklerine dâir, benim kendisine işâret ettiğim şeyi anlayabildiysen; senin için artık yararlı bir bilgi husûle gelmiş demektir. Hâtemü’l-velâye, bizim Allah’ın tevfîkinden sonra tanıdığımız, yüksek mertebelerden ve âlî makamlardan erişilebilen herhangi bir şeye, ancak onun -sallallahu aleyhi ve sellem- sırrına tâbîliğin kemâli ile eriştiren şey … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Seyyid Yâkub Hân Kâşgârî -kuddise sırruh- (1)

 Seyyid Yâkub Hân Kâşgârî -kuddise sırruh- (1) HAYATI ve ESERLERİ Asıl ismi Seyyid Nizâmeddîn Yâkub Taşkendî olan Hazret, Türkistanlı mutasavvıfların en meşhurlarındandır. Doğu Türkistan devlet hükümdarlığı da yapmış olduğu için târihte daha çok “Yâkub Hân bâ-Devlet” ismiyle tanınır. 1818′de Taşkent’te dünyaya gelen Hazret, Kâşgar’da şeyhülislâmlık ve sadrâzamlık yapmış; o yıllarda Çin’e karşı girişilen savaşlarda ve yürütülen bağımsızlık mücâdelelerinde oldukça ciddi ve mühim bir rol oynamıştır. Daha sonraki yıllarda ise, Emîr Haydar Hân tarafından İstanbul’a gönderilerek, Kâşgâr emirliğinin hilâfet makâmına bağlanmasını sağlamıştır. Nitekim emirliğini Osmanlı Devleti’ne bağlayan Yâkub Hân Kâşgârî Hazretleri’nin, Sultan Abdülazîz’in himâyesi altında bulunduğunu gösteren, onun adına bastırılmış paralarına rastlanır. Ömrünün son yıllarını Hindistan’da geçiren Hazret, 1899 (H.1317) senesinde Delhi’de vefât etmiştir. Tasavvufla ilgili çok sayıda eseri bulunan Yâkub Han Kâşgârî -kuddise sırruh- Hazretleri; “Levâih Tercemesi”, “Ayân-ı Sâbite Risâlesi”, “Tasavvuf Risâlesi”, “Miftâhu’l-Gayb Tercemesi” … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh-

 Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh- HAYATI ve ESERLERİ Aslen Bandırma’lı olan ve Osmanlı Celvetî şeyhlerinin en meşhurları arasında yer alan Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh- Hazretleri, bir müddet Üsküdar Tavâşî Hasan Ağa Câmii’nde irşadla meşgul olduktan sonra, Celvetî silsilesi meşâyıhından olan babası Nizâmeddîn Efendi’nin vefâtı üzerine post-nişîn olmuş ve Tasavvuf’ta melâmîlik yolunu tutmuştur. Tasavvufî mâhiyette manzum ve mensur eserler kaleme alan Hazret, pederi ve mürşidi Nizâmeddîn Celvetî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin Üsküdar’da bulunan ve daha çok “Bandırmalı Tekkesi” adıyla anılan asitânesinde irşad faaliyetlerini ömrü boyunca aralıksız olarak sürdürdükten sonra, 1783 (H. 1197) senesinde ebedî âleme göçerek buradaki türbeye defnedildi. İlâhî ilham ve vâridâta mazhar olmuş büyük Celvetî şeyhlerinden biri olarak tanınan Üsküdârî Mustafa Efendi, gönlüne gelen mânevî hâlleri “Vâridât-ı Mensûre”, ya da diğer adıyla “Envârü’l-Melâmiyyûm” ismini verdiği eserinde toplamış, Cifr ilmi hakkında “Ankâ-yı … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Seyyid Mustafa Râsim Efendi -kuddise sırruh-

 Seyyid Mustafa Râsim Efendi -kuddise sırruh- HAYATI ve ESERLERİ   On sekizinci yüzyılda yaşamış te’lif sahibi Osmanlı mutasavvıflarından olan Seyyid Mustafa Râsim Efendi’nin hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bir bilgi bulunmamaktadır. Bilinen yegâne eseri olan “Istılâhât-ı İnsan-ı Kâmil”in mukaddimesinde, yaşadığı asrın Nakşî şeyhlerinden Muhammed Sa’îd Efendi’nin (ö. 1254 / 1841) taht-ı terbiyesinde yetiştiğini ve onun irşâdı ile kemâle erdiğini söylemektedir. Risâlet, nübüvvet, velâyet ve Vahdet-i vücud’la ilgili tasavvufî ıstılahların mânâlarına açıklık getirmeyi gâye edinen Hazret, bu hususta 1780 (h. 1206) yılından itibaren bir deftere yazmaya başladığı tüm notlarını 1812 (h. 1228) târihinde şeyhi Muhammed Sa’îd -kuddise sırruh- Hazretleri’nin teşvikiyle müstakil bir kitap haline getirmeye karar vermiş; nihâyet tasavvuf ehli için muazzam bir kaynak mesâbesindeki eserini 1824 (h. 1240)’ta temize çekip tamamına erdirmiştir. Seyyid Mustafa Râsim Efendi, bilinen tek yazma nüshası Ankara Millî Kütüphâne yazmaları arasında bulunan … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh- (2)

 Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh- (2) On sekizinci asır Osmanlı mutasavvıfları arasında önemli bir yere sahip olan Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin “Kadem-i Hatm-i Velâyet Risâlesi”ndeki beyan ve ifşaatlarına kaldığımız yerden devam ediyoruz. “Hatm-i Velâyet” Rütbesinin Kademi: Bandırmalı-zâde Seyyid Hâşim el-Üsküdârî -kuddise sırruh- Hazretleri “Kadem-i Hatm-i Velâyet Risâlesi” adlı eserinde, Hâtem-i velâyet rütbesinin kademini açıklamak üzere yazdığı risâlesini hangi gâye ile, nasıl ve ne şekilde kaleme aldığına işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Peygamberlerde zuhûr eden ilim ve kelâm İlâhî vahiydir, velîlerde zuhûr eden ilim ve kelâm ise İlâhî ilhamdır. Kaynakları birdir, ihtilâf ise ancak mecâzî olan sûrettedir. Zîrâ hakîkati söyleyende ihtilâf yoktur. Şimdi hakîkat şehrinde Nübüvvet ilminin kapısından Vahdet’in içine vâsıl olup: ‘Benim Allah ile öyle bir beraberliğim var ki…’ haremine mahrem seçilen ve Ulûhiyyet sırrına mazhar olanların zikri geçen bu mukaddimeler ma’lûmlarıdır ki, … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh-

  Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh-   HAYATI ve ESERLERİ Aslen Bandırmalı olan ve Osmanlı Celvetî şeyhlerinin en meşhurları arasında yer alan Bandırmalı-zâde Hâşim Mustafa el-Üsküdârî -kuddise sırruh- Hazretleri, bir müddet Üsküdar Tavâşî Hasan Ağa Câmii’nde irşadla meşgul olduktan sonra, Celvetî silsilesi meşâyıhından olan babası Nizâmeddîn Efendi’nin vefâtı üzerine post-nişîn olmuş ve Tasavvuf’ta melâmîlik yolunu tutmuştur. Tasavvufî mâhiyette manzum ve mensur eserler kaleme alan Hazret, pederi ve mürşidi Nizâmeddîn Celvetî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin Üsküdar’da bulunan ve daha çok “Bandırmalı Tekkesi” adıyla anılan asitânesinde irşad faaliyetlerini ömrü boyunca aralıksız olarak sürdürdükten sonra, 1783 (H. 1197) senesinde ebedî âleme göçerek buradaki türbeye defnedildi. İlâhî ilham ve vâridâta mazhar olmuş büyük Celvetî şeyhlerinden biri olarak tanınan Üsküdârî Mustafa Efendi, gönlüne gelen mânevî hâlleri “Vâridât-ı Mensûre”, ya da diğer adıyla “Envârü’l-Melâmiyyûn” ismini verdiği eserinde toplamış, Cifr ilmi hakkında “Ankâ-i … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Kâdı Muhammed bin Mehmed -kuddise sırruh-

 Kâdı Muhammed bin Mehmed -kuddise sırruh- HAYATI ve ESERLERİ Hayatı hakkında yeterli bir bilgi bulunmayan ârif-i billâh Şeyh Muhammed bin Mehmed -kuddise sırruh- Hazretleri, Osmanlı Devleti zamânında yaşamış olan Halvetî şeyhlerinin en fazîletlilerinden biri olup Çorum’da dünyaya gelmiştir. On sekizinci yüzyılda yaşamış olan Hazret’in doğum ve vefât târihleri ile ilgili olarak kaynaklarda herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir. Yaşadığı dönemde bir müddet Hakîm vezir Koca Râgıb Paşa’nın kitapçılık hizmetini yürütmüş olan Hazret’in, Osmanlı âlim ve müellifleri arasında müstesnâ bir yere sâhip olduğu rivâyet edilir. İsminin başındaki “Kâdî” vasfı bir dönem kadılık da yaptığı izlenimini vermektedir. Tasavvufî mâhiyette yazmış olduğu ve günümüze kadar ancak dört adedi ulaşabilmiş olan eserlerinin ana konusunu daha çok nübüvvet ve velâyetle ilgili meseleler teşkil etmekte olup, hepsi de kendi alanlarında önemli birer kaynak mesâbesindedir. Müellif Hâtemü’l-evliyâ olan zâtla ilgili iki mühim risâle … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*

Abdülgânî en-Nablûsî -kuddise sırruh-

Abdülgânî en-Nablûsî -kuddise sırruh-    HAYATI ve ESERLERİ Tasavvuf tarihinin en seçkin sîmâlarından olan Abdülgânî en-Nablûsî -kuddise sırruh- Hazretleri, 1640 mîlâdî yılında Şam’da dünyaya geldi. Asıl ismi Abdülgânî bin İsmâil’dir. Çok küçük yaşlarda iken babasından Kur’ân öğrendi. Henüz on iki yaşında iken babası vefât etti ve yetim kaldı. İlim tahsiline büyük bir önem vererek, devrin önde gelen âlimlerinden fıkıh, tefsir, hadis, nahiv, beyan ve sarf ilimlerini öğrendi, bu ilimlerde icâzet almaya hak kazandı. Tasavvuf yoluna intisâb ederek, gerek Nakşî gerekse Kâdirî yolunun feyz ve kemâlâtından geniş bir biçimde istifâde etti. Önceleri Emevî câmiinde halka vaaz ve nasîhat vermekle meşgul olan Hazret, birdenbire bu hâlini terketti ve yedi sene kadar inzivâya çekilerek halktan uzak bir hayat yaşadı. Bu dönemde Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri ile Afîfüddin Tlimsânî -kuddise sırruh- Hazretleri’nin eserlerini tedkik etti, bu iki … Yazının Devamı »

Filed under: *HATEM-ÜL EVLİYA*